Silivri’de bugünlerde bir cesaret dalgası esiyor. Dün susanlar konuşuyor, dün alkışlayanlar eleştiriyor, dün makam kapılarında fotoğraf çektirmek için yarışanlar bugün halkın sözcüsü kesiliyor. İnsan ister istemez soruyor; acaba ne duydunuz? Hangi rüzgârın yön değiştirdiğini fark ettiniz de şimdi eleştiri yarışına girdiniz

Düne kadar Silivri’nin geleceğini doğrudan etkileyecek çimento fabrikası meselesinde üç maymunu oynayanlar, bugün otların uzamasından, yolların bozukluğundan, sahildeki düzensizliklerden dem vuruyor. Elbette bunlar eleştirilecek konular. Elbette belediyenin eksikleri varsa konuşulacak. Ama mesele sadece bundan ibaret değil.
Çünkü bazı konular vardır ki bir ilçenin birkaç yıllık değil, onlarca yıllık kaderini belirler. Çimento fabrikası da bunlardan biridir. O gün sessiz kalanların bugün çevre hassasiyeti nutukları atması, insanın aklıyla alay etmektir.
Ben o gün konuştum.
Yazdım.
Eleştirdim.
Karşı çıktım.
Risk aldım.
Çünkü biliyordum ki mesele sadece bir yatırım meselesi değil, Silivri’nin geleceği meselesiydi. Çocuklarımızın soluyacağı hava, yaşayacağı çevre, bu kentin yarınları meselesiydi.
Bugün dönüp baktığımda vicdanım son derece rahat.
Çünkü susmadım.
Çünkü korkmadım.
Çünkü kimsenin gözüne girmek için Silivri’nin geleceğini pazarlık konusu yapmadım.
Ama şimdi görüyorum ki bazıları yeni yeni konuşmaya başlamış. Neden?

Çünkü artık işin siyasi maliyeti değişti.
Çünkü artık korudukları koltuklar sallanıyor.
Çünkü artık eleştirmek güvenli hale geldi.
Çünkü herkes biliyor ki bu başkan da bir gün gidecek.
Zaten siyasette kimse kalıcı değildir. Dün gelen bugün gider. Bugün güçlü görünen yarın unutulur. Makamlar da koltuklar da sahiplerini sonsuza kadar taşımaz.
Belki de şimdi bazıları bunu gördü.
Belki de kulağına bazı şeyler geldi.
Belki de artık geminin su aldığını fark ettiler.
Onun için bugün eleştiriyorlar.
Ama kusura bakmayın; gerçek muhalefet, herkes konuşurken konuşmak değildir. Gerçek muhalefet, kimsenin konuşamadığı günlerde konuşabilmektir.

Bugün çıkıp asfaltı eleştirmek kolay.
Bugün çıkıp otları eleştirmek kolay.
Bugün çıkıp belediyeyi eleştirmek kolay.
Asıl zor olan, herkes susarken Silivri’nin geleceği için ses yükseltmekti.
O gün bunu yapanların sayısı çok azdı.
Şimdi ise herkes kahraman.
Herkes çevreci.
Herkes halkçı.
Herkes Silivri sevdalısı.
Ne garip değil mi?
Yıllardır bu kentin üzerine çöken sorunları görmeyen gözler, birden bire açılmış.
Yıllardır duyulmayan sesler birden bire yükselmiş.
Yıllardır yazılmayan eleştiriler birden bire kalemlere dolmuş.
Ama tarih hafızasız değildir.
Silivri de hafızasız değildir.
Kimlerin hangi gün sustuğunu, kimlerin hangi gün konuştuğunu, kimlerin güçten yana saf tuttuğunu, kimlerin ise kentten yana tavır aldığını bu şehir çok iyi biliyor.
Bu yüzden bugün yapılan eleştirileri okurken aklıma tek bir cümle geliyor:
Ota boka engel olun anca…
Silivri’nin kaderini etkileyecek meselelerde susup, iş eleştiri modasına dönüşünce ortaya çıkanların bu kente vereceği ders de, samimiyet dersi de yoktur.
Benim vicdanım rahat.
Çünkü ben dün ne söylediysem bugün de aynı yerde duruyorum.
Asıl soru şu:
Siz dün neredeydiniz?
Arş.Gazeteci Erdinç yıldız
📍 Trakya’nın Bölgesel Haber Gücü
📰 Güncel • Tarafsız • Hızlı Haber
📞 İhbar Hattı: 0532 402 75 34
📍 İstanbul 📍Tekirdağ 📍Kırklareli 📍Edirne 📍Çanakkale
🌐 www.trakyahaberajansi.com

YORUMLAR