Beyaz Saray’dan yapılan açıklama, uluslararası dengeleri sarsacak bir gelişmeyi ortaya koydu. ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, İran’ın nükleer silaha sahip olmaması konusunda el sıkıştı. Gazeteci ve Araştırmacı Yazar Cihan Fulser, bu gelişmeyi “Çin’in kadim dostluk anlayışının bir tezahürü” olarak yorumlayarak bölge ülkelerine kritik bir çağrıda bulundu.

Trump ve Şi’den “Hürmüz” ve “Nükleer” Mutabakatı
Beyaz Saray, iki lider arasında gerçekleşen zirvenin detaylarını kamuoyuyla paylaştı. Görüşmede özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki enerji akışının güvenliği ve İran’ın nükleer programı ön plana çıktı. Yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“Başkan Trump ve Devlet Başkanı Şi, İran’ın asla nükleer silaha sahip olmaması gerektiği konusunda tam bir mutabakata varmıştır. Ayrıca her iki taraf da Hürmüz Boğazı’nın küresel enerji akışı için açık kalması gerektiğini vurgulamıştır.”
Açıklamanın en dikkat çekici noktalarından biri ise Çin’in stratejik hamlesi oldu: Çin, Hürmüz Boğazı’na olan bağımlılığını azaltmak adına daha fazla Amerikan petrolü satın almaya yeşil ışık yaktı.
Cihan Fulser: “Çinliler Çıkarı Gördüğü An Dostunu Tanımaz”
Gelişmeleri değerlendiren Gazeteci-Yazar Cihan Fulser, İran’ın içine düştüğü stratejik hataya dikkat çekti. Fulser, Çin’in tarih boyunca benzer bir politika izlediğini belirterek, “Çinliler; parayı, zorluğu ve çıkarı gördüğü an dostunu tanımaz. Binlerce yıldır bunun örneklerini Atalarımıza yaşatmışlar, kandırıp sömürmeye çalışmışlardır,” ifadelerini kullandı.
Fulser, Doğu Türkistan ve Salar Türkleri üzerinden Müslüman Türklere uygulanan baskıları hatırlatarak, İran’ın dış politikasını acilen gözden geçirmesi gerektiğini vurguladı.
“İran, Türkistan’ın Ayrılmaz Bir Parçasıdır”
İran’daki mevcut yapının sürdürülebilir olmadığını savunan Fulser, bölge için çözüm reçetesini şu başlıklarla özetledi:
• Demokratik Dönüşüm Şart: İran, Molla rejimi yerine tez vakit demokratik bir “Siyasi Medeniyetler İttifakı” kurmalıdır. Aksi halde içten parçalanma kaçınılmazdır.
• Türkiye Perspektifi: Sadece İran değil, tüm Avrasya’nın ortak menfaati Türkiye’nin çizdiği vizyon etrafında toplanmaktan geçer.
• Türk Devletleri Birliği: Türk Devletleri Teşkilatı artık ortak bir vizyonla; askeri, ekonomik, tarım ve güvenlik sistemlerini tek bir çatı altında birleştirdiğini deklare etmelidir.
Yeni Bir Dünya Gücü Önerisi: “Bölgenin Kaderi Bölgeye Bırakılmalı”
NATO, BRICS ve Avrupa Birliği gibi yapıların “çatırdadığını” ifade eden Fulser; Pakistan’dan Endonezya’ya, Balkanlar’dan Orta Afrika’ya uzanan yeni bir otoritenin temellerinin atılması gerektiğini belirtti.
“Ne Okyanus ötesinden, ne Anglo-Saksonlardan, ne de Uzak Doğu’dan medet umulamaz,” diyen Fulser, bölge ülkelerinin kendi stratejilerini kurma zamanının çoktan geldiğini belirterek sözlerini noktaladı.
Haber Analiz: Cihan FULSER – Gazeteci, Arş. Yazar, Danışman
