(TÜRK HAVACILIĞINDA YENİ BİR DÖNEM BAŞLIYOR)
İstanbul’dan Prag’a uzanan 154 milyon avroluk hamle, yalnızca bir şirket satın alma süreci değil; Türk sivil havacılığının Avrupa’nın merkezine doğru attığı stratejik bir adım haline geldi.
Havacılık sektöründe onlarca makalem vardır. Özellikle AJet’imizin kuruluşunda hem inanç, hem destek anlamında gelecek projelerini de bildiğim için, sanki elimizde büyümesi nedeniyle makalelerimi yazmaktan sakınmadım. Türk Hava Yolları ile alakalı zaten bana gerek kalmadan gelecek projeleri ve sponsorluklarını yazanlar olsa da ben de hasbelkader bana gelen firmamızın kurumsal bilgilerini ve adımlarını kaleme almaktan çekinmedim.
Pegasus Havayollarımız için de kaleme aldığım dip notlar ve makalelerimde belirteçlerim olmuştu ancak böyle bir atılım yapmalarını çok önceden bildiğim için; “Haydi! şimdi” diyerek tam bir Pegasus Havayolları incelemesini ve tespitlerimizi yazmayı görev edindim.
Pegasus Hava Yolları’nın Çekya merkezli Smartwingsve onun holding yapısındaki Çek Hava Yolları’nı (ČSA)devralma süreci tam olarak böyle bir gelişme. İstanbul’dan Prag’a uzanan bu hikâye, 154 milyon avroluk bir satın alma anlaşmasının çok daha ötesine geçiyor.

Avrupa’nın En Güçlü Oyuncularından Biri Doğuyor
Pegasus–Smartwings birleşik yapısı, filo büyüklüğü açısından Avrupa’nın en büyük 10-12 havayolu grubu arasında değerlendirilebilecek bir ölçeğe yaklaşır; bağımsız düşük maliyetli havayolları arasında ise Avrupa’nın en güçlü oyuncularından biri haline gelir.
Pegasus’un Smartwings ve Czech Airlines satın alması tamamlandığında, yaklaşık 178 uçaklık filosuylaAvrupa’nın önde gelen bağımsız düşük maliyetli havayolu gruplarından biri ortaya çıkacak. Bu ölçek, Pegasus’u yalnızca Türkiye’nin değil, Orta ve Doğu Avrupa’nın da önemli ve benzersiz hava taşımacılığı oyuncularından biri haline getirecek.
154 milyon avroluk bu satın alma, Pegasus’u 50 milyon yolcu ölçeğine yaklaşan bir havacılık ekosistemine kavuşturuyor. Artık birçok yeni frekansın (belirli bir zaman dilimindeki uçuş adedinin) ve hatta yeni slotlarınduyurulacağını düşünüyorum. Aslında eminim ama müjdeleri Pegasus pazarlama ekibine bırakmak en doğrusu.

Sıkışık Avrupa Trafiğinde Stratejik Hamle
Bu birleşme ile sıkışık Avrupa hava trafiğinde ek uçuş hakkı elde etmek, AnadoluJet’ten AJet’e dönüşün hikayesine çok benzer bir büyüme olarak gözüme çarpıyor. Eh, bu da bizim işin operasyonlara ve yatırımlara bakışı desek yeridir.
Pegasus Avrupa’nın içinde büyümek istiyor.Çekya’dan gelen son karar, bu hedefin önündeki önemli düzenleyici eşiklerden birinin aşılması anlamına geliyor. Bence de çok doğru ve haklı bir karar almışlar. Kendi vizyonları ve yatırım fizibilitesi gereği döngüsel uçuş adedi yoğunluğu ve sürdürülebilirlik adına mantıklı.
Çekya Rekabet Kurumu ÚOHS, 11 Eylül 2026 tarihindePegasus’un ČSA’yı ve onun kontrolündeki Smartwings’idevralmasına şartlı olarak izin verdi. Kurum, özellikle Prag–Antalya hattında rekabetin korunması amacıyla bazı yaz sezonu slotlarının başka bir hava yolu şirketine aktarılmasını şart koştu. Yani bir şey söylemeyeceğim, tamam peki diyorum. Lakin mutlu haberimizin üzerinde bu da nazarlık olur demek doğru olacağı kanısındayım.
Ancak çok önemli bir ayrıntının altını çizelim: Karar henüz kesinleşmiş değil, itiraz süresi devam ediyor.Dolayısıyla bugün için gazetecilik açısından doğru ifade “Pegasus’un Smartwings ve ČSA’yı devralmasının önündeki önemli düzenleyici engellerden biri aşıldı”şeklinde yaklaşmam gerekir. İtirazı kim edecek derseniz; Allah büyük, bekleyelim ve hayır düşünelim, akabinde hep birlikte bu güzel birlikteliği doyasıya kutlarız.
154 MİLYON AVROLUK ANLAŞMANIN PERDE ARKASI
Pegasus, Aralık 2025’te Çek Hava Yolları ve iştiraki Smartwings’i satın almak üzere anlaşma imzaladığını duyurdu. İşlemin toplam değeri 154 milyon avro olarak açıklandı. Ancak bu rakam yalnızca bir şirketin “satın alma bedeli” şeklinde okunmamalı.
Pegasus’un KAP açıklamasına göre toplam işlem değeri; şirketlerin yanı sıra devredilecek ilişkili alacakları da kapsıyor ve kapanış düzeltmesine tabi olabilecek. İşlem, gerekli düzenleyici izinlerin alınmasına bağlı olarak tasarlandı. Pegasus, satın alma işlemini Hollanda merkezli yüzde 100 iştiraki Pegasus Europe B.V.üzerinden yürütüyor.
Türkiye’deki Rekabet Kurulu da 23 Temmuz 2026 tarihinde işlemin önünü açtı. Böylece Çekya’daki şartlı onayla birlikte satın alma sürecinde önemli bir başka eşik daha geçilmiş oldu. Yani bugün geldiğimiz nokta şudur: Anlaşma tamam, Türkiye’nin rekabet onayı var, Çekya’dan onay var. Süreyi bekliyoruz.
ÇEK BASINI KONUYU NASIL GÖRÜYOR?
Çekya ya da Çek, alışık olduğumuz dil için kusura bakmayın; bizim için ikisi de aynı kapıya çıkıyor. Çek basınının konuya yaklaşımı da son derece dikkat çekici.
Çek kamu yayıncısı ČT24, gelişmeyi doğrudan “Pegasus ČSA ve Smartwings’i devralabilir” başlığıyla duyurdu. ČTK’nın aktardığı haberlerde de işlem, Türk hava yolu grubunun Çek havacılık sektöründeki önemli bir oyuncuyu devralması olarak değerlendiriliyor.
Çekya Rekabet Kurumu’nun açıklamasında ise asıl tartışma, Pegasus’un Prag–Antalya hattında oluşturabileceği yüksek pazar payı ve bunun diğer rakipler üzerindeki etkisi üzerinden yürütüldü. Bu nedenle Pegasus’un kabul ettiği slot taahhüdü özellikle önemli. Şirket, rakiplerin Prag ve Antalya’daki uygun saatlerde slotlara erişebilmesinin önünü açmayı kabul etti.
ÚOHS Başkan Yardımcısı Kamil Nejezchleb’inaçıklamasında da bu taahhüdün amacının, potansiyel rakiplerin iki havalimanında gerekli slotlara hızlı biçimde erişmesini sağlamak olduğu vurgulandı. Başka bir ifadeyle Pegasus, Avrupa’ya girerken ilk ciddi sınavını daha satın alma tamamlanmadan rekabet hukuku alanında veriyor. Bu da şirketin bundan sonraki Avrupa yolculuğunun nasıl bir ortamda gerçekleşeceğini gösteriyor.
PEGASUS BU SÜRECE ALIŞKIN
Pegasus’un Avrupa hikâyesi Smartwings ile başlamadı. Bir hava yolu şirketinin Avrupa şehirlerine uçması başka şeydir; Avrupa’nın içinde bir hava yolu grubu satın alması başka… Süreç bize gösteriyor ki; çalışanları, uçakları, sertifikaları, slotları, ticari ilişkileri, tur operatörlerini, yerel pazarı ve operasyon kültürünü devralıyorsunuz.
İşte Smartwings’in Pegasus açısından değeri burada. Bu değer aslında karşılıklı. Bu birleşme aynı zamanda Çek halkına, Smartwings’e ve çalışanlarına büyük bir fırsat sağlıyor.
Smartwings Nasıl Bir Havayolu Şirketi?
Smartwings bugün Çekya’nın en büyük hava yolu şirketi. Haziran 2026 itibarıyla grup filosu 49 uçağa ulaştı.Bu filonun içinde;
• 23 adet Boeing 737-800,
• 14 adet Boeing 737 MAX 8,
• 2 adet Boeing 737-900ER,
• 4 adet Airbus A220,
• 2 adet Airbus A320 ve özel uçuşlarda kullanılan 4 adet iş jeti bulunuyor.
Smartwings yaz sezonunda Çekya’daki altı havalimanından yaklaşık 80 destinasyona doğrudan uçuş sunuyor. Üstelik faaliyetleri Çekya ile sınırlı değil; Polonya, Slovakya ve Macaristan’da da operasyon gerçekleştiriyor.
Bu nokta Pegasus için çok değerli. Çünkü satın alınmak istenen yapı yalnızca 49 uçaktan oluşan bir filo değil; Avrupa’nın içine yerleşmiş hazır bir operasyon ağı. Smartwings grubunun en önemli stratejik değerlerinden biri de farklı ülkelerdeki Hava Operatörü Sertifikaları (AOC). Grubun Çekya’nın yanı sıra Macaristan, Polonya ve Slovakya’daki operasyonel yapıları bulunuyor.
Bu durum Pegasus açısından Avrupa Birliği’nin havacılık pazarında önemli bir esneklik sağlayabilecek. Böylece hazır AOC yapılarının ve yerel operasyon tecrübesinin, Pegasus’un Avrupa’daki büyüme kabiliyetini güçlendirilebileceği açık. Nitekim havacılık sektörünü izleyen ch-aviation da işlemin Smartwings’inMacaristan, Polonya ve Slovakya’daki AOC’lerinikapsadıgını belirtiyor.

RAKAMLARLA PEGASUS’UN GÜCÜ VE İSTİHDAM VİZYONU
Şimdi biraz Türkiye’ye, yani ülkemizden bir bakışa dönelim. Pegasus’un neden böyle bir satın alma yapabilecek noktaya geldiğini anlamak için şirketin büyüklüğüne bakmak yeterli.
31 Mart 2026 itibarıyla filo 129 uçak seviyesindeydi;bunun 120’si Airbus, dokuzu Boeing’di. Airbus filosunun önemli bölümünü A321neo ve A320neo uçakları oluşturuyordu. Şirketin 2025 yılı yolcu sayısı ise 43,3 milyon seviyesine ulaştı. Bu büyüklük, Pegasus’u artık yalnızca Türkiye’nin değil, Avrupa’nın da dikkatle izlenen düşük maliyetli (Low-Cost Carrier – LCC) hava yolu şirketlerinden biri haline getiriyor.
Pegasus Havayolları, 10.000’in üzerindeki tam zamanlı çalışan sayısı ile iş istihdamı açısından da ülkemize hizmette bulunuyor (2025 sonunda bu rakam 9.260’tı). Düşünün bu organizasyonda; pilotlar, kabin ekipleri, mühendisler, teknisyenler, yer hizmetleri, operasyon ekipleri, dijital teknoloji çalışanları, planlama ve finans ekipleri gibi birçok uzmanlık dalında yetkin ve profesyonel bir iş istihdamı bünyesinde taşıyor ve ülkemiz gençliğine umut ışığı oluyor.
Smartwings’in de yüzlerce pilot ve geniş bir operasyon kadrosuna sahip olduğu düşünüldüğünde, satın alma tamamlandığında ortaya yalnızca daha büyük bir filo değil, çok daha geniş bir insan kaynağı ve operasyonelkültür çıkacak. Deloitte’un Çekya değerlendirmesine göre Smartwings grubunda 600’ün üzerinde pilot bulunuyor. Şirket 2024 yılında yaklaşık 53 bin uçuş gerçekleştirdi ve 8,2 milyon yolcu taşıdı.
Dolayısıyla Pegasus’un Avrupa hamlesinde belki de en değerli unsur uçaklar gibi insan kaynağı ve operasyon tecrübesi olacak. Kısaca demek istiyorum ki; Pegasusböyle bir istihdamı, uçak bakımlarını, sağlıklı, hijyenik, huzurlu, dakik, sürdürülebilir uçuş güvenliğini ve operasyonlarını yaptığı için ülkemizin yüz akı şirketlerinden biridir. Ve bu nedenle Avrupa gibi kuralların net, sert ve kati olduğu havacılık sektöründe hem bir işletmeci hem de geleceğe güven veren yapısını ortaya koyarak iş anlaşmaları yapıyor. Aslında bu güç, Türk Havacılık Sektörünün komple bir başarısıdır demek yanlış olmaz.

DAKİKLİKTE DÜNYA BEŞİNCİLİĞİ VE YÖNETİM FELSEFESİ
Bu noktada Pegasus CEO’su Güliz Öztürk’ün liderliğine de hakkını teslim etmek gerekiyor. Çünkü Pegasus’unbugün geldiği nokta yalnızca sermaye gücüyle açıklanamaz.
Havacılık, milyonlarca insanın her gün aynı anda hareket ettiği son derece karmaşık bir operasyon. Bir uçağın havalanması için pilot, havaalanı hatta uçağa sahip olmanız bir anlam ifade etmez. Bu bir organizasyon işidir. Uçuş planlaması, bakım, yer operasyonu, slot, hava trafik koordinasyonu, dijital altyapı gerektiği gibi tüm bunların zamanında yapılması gerekir.
OAG’nin dünya çapında 20 binden fazla uçuş gerçekleştiren “Major Airlines” kategorisindeki Haziran 2026 araştırmasına göre Pegasus, yüzde 83,10 zamanında varış oranıyla dünya beşincisi oldu. Aynı dönemde şirketin iptal oranı yüzde 0,26 seviyesinde kaldı. Bu başarıyı yalnızca bir istatistik olarak görmemek gerekir. Çünkü havayolunda dakiklik, doğrudan operasyonel disiplinin göstergelerinden biridir.
Dolayısıyla Türk Havacılık Sektörü dediğimizde AJet, THY, Charter ve özel havacılık operasyonları yapan uçuş şirketlerimizin payı yadsınamaz. Elbette Türk havacılığından gelmiş geçmiş tüm şirketlerin bu rolde payı vardır.
Lakin kompleks bir havayolu taşımacılığı, sivil ve askeri havacılık anlayışını ortaya koyan devletimizin; Cumhurbaşkanlığından başlayarak Ulaştırma Bakanlığı, DHMİ, SHGM, Meteoroloji, Yer ve Terminal Hizmetleri, Emniyet Genel Müdürlüğü, İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Gümrükler Genel Müdürlüğü, Havalimanı İşletmecileri, Turizm Bakanlığı, seyahat acenteleri ve ekosistemi, kargo ve lojistik hizmetleri gibi onlarca kurum ve şirketin birlikte el ele vermesi ve inancıyla bugünlere geldiğimizi kabul etmemiz elzemdir.

Dolayısıyla Türkler bu işi çok iyi biliyor ve yapıyor demeliyiz. Pegasus’a da özgüvenleri, kararlılıkları, yatırım, istihdam ve ülkeye hizmet sevdaları için başta Esas Holding olmak üzere Sayın Ali Sabancı, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mehmet Nane ve CEO’su Güliz Öztürk ile birlikte tüm Pegasus çalışanlarını alkışlıyorum ve tebrik ediyorum.
200 UÇAKLIK GELECEK PROJEKSİYONU
Pegasus’un Smartwings hamlesini önemli kılan bir başka gelişme de şirketin filo planlaması. Pegasus, Boeing ile toplam 200 adet 737-10 uçaklık tarihi bir anlaşmayaimza attı. Bunun 100’ü kesin sipariş, 100’e kadarı ise opsiyon. Teslimatların 2028’den itibaren başlaması planlanıyor.
Bu tablo bize şirket yönetiminin önümüzdeki birkaç yılı değil, on yıllık bir büyüme perspektifini dikkate aldığını gösteriyor. Bugün 129 uçaklık filo, yarın Smartwings’in49 uçağı, ardından 2028’den itibaren gelecek yeni Boeing’ler… Bu büyüklük, Avrupa’da ilk 5 havayolu şirketinden biri hedefine ilerleyişi demek olacak.

Sabiha Gökçen: Operasyonların Kalbi
Pegasus’un ana üssü olan Sabiha Gökçen (SAW), şirketin uluslararası büyüme stratejisinin en önemli merkezlerinden biri. İstanbul’un Avrupa yakasındaki havalimanlarıyla rekabet eden değil, farklı bir iş modelini büyüten Sabiha Gökçen, artık yalnızca İstanbul’un ikinci havalimanı olarak görülemeyecek kadar önemli bir noktaya geldi.
Pegasus’un büyümesiyle birlikte Sabiha Gökçen de Avrupa, Orta Doğu ve Asya arasında daha fazla bağlantının merkezlerinden biri olma potansiyeline sahip. Avrupa’nın farklı şehirleri ile bu ağ büyüdükçe Sabiha Gökçen’in önemi de artacaktır.
Yolun, Bahtın Açık Olsun PEGASUS!
“Uçmak herkesin hakkı” mottosuyla gökyüzünde seyrettiğimiz Pegasus için ben de “Yolun, bahtın açık olsun, yanındayız” demek istedim. Neticede; uçmayı herkes için ulaşılabilir hale getirme iddiasıyla yola çıkan Pegasus, şimdi aynı gökyüzünde Avrupa ölçeğinde devleşmeye hazırlanıyor.
Pegasus’un Avrupa’ya kanat açtığı bu günler, Türk havacılığının yeni döneminin başlangıcıdır sevgili dostlar.
Herkese sağlıklı, keyifli seyahatler dilerim. İyi uçuşlar efendim.
CİHAN FULSER
Danışman, Araştırmacı Yazar, Gazeteci
